Burdur İli Karamanlı İlçesinin şirin bir köyüdür Kağılcık Köyü. Burdur İline 55 km, Karamanlı ilçesine 5 km uzaklıkta dağ yamacına kurulmuş bir köy iken zamanla köyün gelişip nüfusunun artmasıyla aşağı kaymış Burdur Fethiye karayoluna kadar inmiştir ve artık karayolunun altına da geçmiş bulunmaktadır. Ulaşım yönünden hiçbir problemi olmayan harika bir yerde bulunmaktadır. Saat başı Burdur'dan Karamanlı, Tefenni, Gölhisar ve Fethiye'ye giden araçlarla köyümüze ulaşabilir, dönüşte ise; Fethiye, Gölhisar, Tefenni ve Karamanlı'dan, hareket eden bütün araçlar köyümüzden geçerek Burdur'a ulaşmaktadır. Yıllardır nüfusu 650 – 850 civarında ve 250 – 300 haneden oluşmaktadır. Köy halkı genellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Arazisinin büyük bir kısmı sulanır. Arazinin bir kısmı Karamanlı Baraj Gölü'nden, bir kısmı devletin açmış olduğu sondajlardan, bir kısmı vatandaşın kendi imkânlarıyla açmış olduğu sondajlardan bir kısmı da Karataş Gölü'nden sulanır. Tarım ürünü olarak pancar, buğday, arpa, yulaf, anason, nohut, fasulye, mercimek, kimyon, çörek otu, yumurcak, soğan, gibi ürünler yetiştirilir. Büyük baş hayvancılık daha çok gelişmesine rağmen küçükbaş hayvancılıkta yapılmaktadır. Besi hayvancılığının yanı sıra süt hayvancılığı da gelişmiştir. Köyün ürettiği sütler köy kooperatifi tarafından köy merkezinde bulunan toplama merkezinde toplanarak soğuk hava tankına alınır oradan anlaşmalı şirketin arabasıyla alınarak süt mamullerine çevrilerek piyasaya sürülür. Beslenen besi hayvanları ise çeşitli et kombinalarında kestirilerek iç piyasaya sürülür. İnek ve dana ırkı olarak; Hoştayn, Mandafon, Simental, Bombeyli ve Çakal adı verilen yerli ırk büyük baş hayvanlar bulunur. Küçükbaş hayvan olarak ise az miktarda keçi, yerli koyun ve merinos cinsi koyunlar yetiştirilir.


..........................SİTE ZİYARETÇİLERİ SOHBET BÖLÜMÜ YENİDEN VE TEKRAR AÇILDI.. SOHBETE BUYURUN... SAYGILAR...........................

Create Your Own Countdown

ANKETİ OYLAMAYA BUYURUN

28/9/2007 - 70 Lİ, 80 Lİ, 2000 Lİ YILLARIN SALINCAKLARINDAN ÖRNEK GÖRÜNTÜLER |

EVET NE OLUYORUZ BEN BU RESMİ DAHA ÖNCE GÖRMÜŞTÜM DEDİĞİNİZİ DUYAR GİBİ OLUYORUM, DOĞRUDUR DAHA ÖNCE İSMET AYGÜN'ÜN ALBÜMÜNDEN YAYINLAMIŞTIK ŞİMDİ İSE BİR OLAYA PARMAK BASMAK İÇİN YAYINLIYORUZ. GENÇLERİN ARKASINDA SALINCAK KURULMUŞ HALDE OK İŞARETİ İLE GÖSTERİLMİŞ. 
BU RESİMDE YAYINLANMIŞTI BU DA AYNI OLAYA PARMAK BASMAK İÇİN TEKRAR YAYINLANDI. BURADA DA AYNI SALINCAĞIN YAKIN ÇEKİMİ VAR ARADA BİR ON ONBEŞ YIL VAR HERHALDE İKİ FOTOĞRAF ARASINDA AMA SALINCAK AŞAĞI YUKARI AYNI: Şimdi gelelim bu salıncağın hikayesine: Ramazan ve Kurban Bayramlarında köy gençleri tarafından köyün yukarı taraflarında uygun kocaman, ihtiyar bir kavak ağacı bulunur (bu genellikle derebağı mevkisi yada taşoluk mevkisi olurdu, gerçi oralarda artık pek büyük ağaçta kalmadı artık). Arefe günü gençler bir araya gelir herkez evinden birer urgan getirir (urgan getirir ama işin riski var urgan sallanırken yıpranıp eskir işe yaramaz hale gelebilir bunun sonucuda bi sürü fırça da yemek var işin ucunda(babalarından), öyle urgan getirmek kolay olmaz hayli tartışılır sen getir ben getireyim o getirsin diye, en sonunda fırça yemeyi göze alan cesur yürek delikanlılar (gençler) urganları getirir, bu tartışmalar böylece tatlıya bağlanır), ayrıca hazırlanmış özel tahtası da vardır oda getirilir, köy meydanında yada kahvesinde toplanılır. Topluca köy bayram yerinden (köy bayram yeri: arefe günü köylünün toplanan çocuklara şeker dağıttığı yer) urganlar gençlerin sırtında olduğu halde geçilerek (salıncak kurmaya gidiyoruz dercesine) salıncak kurulmaya gidilir. Salıncak kurulur hazır hale getirilir, gençler sırayla salıncağa biner hem salınır hemde türkü söylerler. Eğer türkü bilmeden bindiysen yandı gülüm keten helvası. Neden mi ara sıra birde sopacı çıkar ortaya eline aldığı uzunca bir değnek(sopa) ile başlar türkü söylemeyenin sırtına vurmaya ya söylersin türkü yada başlarsın yandım anam feryadı figanı ile acı içinde bağırmaya, Birde sallayıcı genç (delikanlı) firene basmaz sallamaya devam ederse aşağıyada inemezsin, ya sopa ya türkü yoktur artık çaresi.(Barış Manço'nun işte deve işte hendek ya atlarsın yada vaz geçersin parçasında olduğu gibi) Bayramın üçüncü günü veya dördüncü günü ikindi ezanından sonra salıncak bozularak bir diğer bayram gelsin diye beklenir. Eskiden salıncaklar böyle kurulur böyle devam eder gider her iki dini bayram böyle sürer gider di takiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii; 
EVET GELELİM 2000 Lİ YILLARA, İŞTE 2000 Lİ YILLARIN TEKNOLOJİK SALINCAĞI YAKINDAN GÖRÜLÜYOR 






2000 Lİ YILLARIN TEKNOLOJİK SALINCAĞININ ÇEŞİTLİ AÇILARDAN GÖRÜNÜMÜ BÖYLE (BU FOTOĞRAFLAR DA YAKLAŞIK İKİNCİ FOTOĞRAFTAN 20 25 YIL SONRA ÇEKİLMİŞTİR HERHALDE) Her bayram uygun ağaç arama derdi yok, urgan arama derdi sıkıntısı tartışması yok, salıncak kurma bozma telaşesi yok. daima hazır ve nazır olarak derebağının aşağısında dere kenarında bayramları bekleyerek öylece duruyor. |
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
VİDEOLAR NEREYE GİTTİ DİYEN ZİYARETÇİLERİMİZ...VİDEOLARI YENİ BİR SAYFAYA AKTARDIK. BURADAN AŞAĞIYA İNİP "links" BAŞLIĞI ALTINDA "VİDEOLAR" TIKLANDIĞINDA VİDEOLARA ULAŞILABİLİR... SAYGILAR...




07.11.2009 saat 19:00 (90036)
27.000 de KALMIŞTIK(SAYAÇ BOZULDU)YENİSİ ALTTA
 hit counter
HEYY!!! HEYY!!! HEYY!!! HEYY!!!
YORUMLARINIZI ÖNEMSİYORUM

YORUM YAPMAYA BUYURUN
ZİYARETÇİ DEFTERİNİ OKU
ZİYARETÇİ DEFTERİNE YAZ
Hakkımda
ANADOLUNUN BAĞRINDA ŞİRİN BİR KÖYÜN HİKAYESİ: GELENEKLERİ, GÖRENEKLERİ, HATIRALARI, GELMİŞİ, GEÇMİŞİ, ŞİMDİKİ HALİ, VELHASIL KELAM NE ARARSANIZ VAR...
HERZAMAN BEKLERİZ...
SAYGILAR...
Kategoriler
Arkadaşlarım
• celil sami gedik • hasancahit • Blogcu Yardım • ruzun • mancilik • kocyigit32 • mustafaaygun • akasyares
|